Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, gelecekte ortaya çıkabilecek salgınların önlenmesi, bu salgınlara hazırlık yapılması ve etkili biçimde müdahale edilmesine ilişkin siyasi bildirgeyi oylayarak kabul etti. New York’taki oylamada 153 ülke metne destek verirken ABD, İsrail ve Arjantin ret oyu kullandı; Yeni Zelanda ile Paraguay ise çekimser kaldı.

Oy birliği hedefi tutmadı
Bildirgenin aslında 25 Eylül’de düzenlenen üst düzey toplantıda oy birliğiyle kabul edilmesi planlanıyordu. Ancak bazı ülkelerin itiraz etmesi üzerine metin, oylama için Genel Kurul gündemine taşındı. Sonuçta geniş bir çoğunlukla kabul edilen belge, uzlaşı yerine oylamayla onaylanmış oldu.
Bildirgede neler var?
64 maddeden oluşan metin, ülkelerin sağlık sistemlerini güçlendirmesini, salgınlar karşısında daha hızlı harekete geçmesini ve uluslararası iş birliğini artırmasını amaçlıyor. Temel sağlık hizmetlerine erişimin genişletilmesi ile aşı, ilaç ve tanı testi üretim kapasitesinin artırılması da öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Belge hukuken bağlayıcı değil. Bununla birlikte ülkelerin gelecekteki sağlık krizlerinde ortak hareket etmesine yönelik siyasi taahhütler içeriyor. Metinde, küresel salgın hazırlığının finansmanında yılda yaklaşık 15 milyar dolarlık bir açık bulunduğuna da dikkat çekiliyor. Avrupa Birliği ise bu tahminin güncelliğini yitirmiş olabileceğini savunarak ihtiyacın yeniden ve daha sağlıklı biçimde hesaplanmasını istiyor.
ABD neden “hayır” dedi?
ABD yönetimi, bildirgedeki cinsel sağlık ve üreme sağlığına ilişkin ifadelere ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) pandemi düzenlemelerine yapılan atıflara itiraz etti. ABD temsilcisi, metnin, ülkeleri henüz taraf olmadıkları uluslararası düzenlemelere bağlı kılacak şekilde yorumlanabileceği endişesini dile getirdi. Görüşmelerde İran da cinsel ve üreme sağlığına dair bazı ifadelerin evrensel bir uzlaşıya dayanmadığını öne sürdü. İsrail ile Arjantin’in ret gerekçelerine ise BM açıklamasında yer verilmedi.
DSÖ’den 24 saat hedefi
Oylamayla aynı gün DSÖ de yeni salgınlara karşı beş yıllık stratejisini açıkladı. Örgütün Pandemi ve Salgın İstihbarat Merkezi’nin yürüteceği çalışmalarla, yeni ortaya çıkan sağlık tehditlerinin 24 saat içinde tespit edilmesi hedefleniyor. Amaç, tehlikeli hastalıkları geniş kitlelere yayılmadan önce belirlemek, ülkelerin erken önlem almasını sağlamak ve bilgilerin uluslararası düzeyde hızla paylaşılmasını mümkün kılmak.
Uzmanlar: Risk sürüyor
Pandemi hazırlığı alanında çalışan sivil toplum kuruluşları; Ebola, mpox (maymun çiçeği), hantavirüs ve H5N1 kuş gribi gibi tehditlere işaret ederek ülkelerin yalnızca siyasi açıklamalarla yetinmemesi gerektiğini vurguladı. Pandemi Önleme ve Hazırlık Bağımsız Paneli Eş Başkanı Helen Clark da ülkeleri daha hızlı davranmaya ve iş birliğini güçlendirmeye çağırdı.
Patojen paylaşımında anlaşmazlık
Görüşmelerde en çok tartışılan konulardan biri, salgına yol açabilecek patojenlerin ve bunlara ait genetik bilgilerin paylaşılması oldu. DSÖ üyeleri, paylaşılan bu bilgilerle geliştirilen aşı, ilaç ve testlerden nasıl yararlanılacağını belirleyecek Patojen Erişimi ve Fayda Paylaşımı (PABS) sistemi üzerinde henüz uzlaşamadı. Bu düzenlemenin tamamlanması, DSÖ Pandemi Anlaşması’nın imzaya açılabilmesi için şart.
2028’de yeniden masada
Kabul edilen bildirge kapsamında ülkelerin, salgın hazırlığı konusunda attıkları adımları 2028 yılında raporlaması öngörülüyor. Böylece metindeki taahhütlerin ne ölçüde hayata geçirildiği birkaç yıl içinde yeniden Genel Kurul’un gündemine gelecek.
Özetle
- BM Genel Kurulu salgın bildirgesini 153 evet oyuyla kabul etti.
- ABD, İsrail ve Arjantin karşı oy verdi; Yeni Zelanda ve Paraguay çekimser kaldı.
- 64 maddelik metin bağlayıcı değil, siyasi taahhüt niteliği taşıyor.
- DSÖ, yeni tehditleri 24 saatte tespit etmeyi hedefleyen beş yıllık strateji açıkladı.
- Ülkelerin attığı adımları 2028’de raporlaması öngörülüyor.