NEWS

Dünya Meme Sağlığı Günü: Türkiye’de her gün yaklaşık 70 kadına meme kanseri teşhisi konuluyor

Türkiye’de meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser olmayı sürdürüyor. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin (TTOD) paylaştığı verilere göre ülkede her yıl yaklaşık 25 bin kadına yeni meme kanseri teşhisi konuluyor; bu da her gün ortalama 70 kadının bu hastalıkla tanıştığı anlamına geliyor. Onkologlar, tablonun en güçlü panzehirinin erken teşhis olduğunu vurgulayarak kadınlara düzenli taramaları ihmal etmeme çağrısı yaptı.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği'nin Meme Kanseri Farkındalık Ayı toplantısı (haber görseli)

Farkındalık Ayı’nda ortak mesaj: Erken teşhis

TTOD üyesi hekimler, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı ve 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü vesilesiyle İstanbul’da düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın GLOBOCAN 2022 verilerine dikkat çekerek yıllık yaklaşık 25 bin yeni vaka tahminini paylaştı.

Doç. Dr. Eren, hastalığın sık görülmesine karşın erken evrede yakalandığında ve doğru tedavi uygulandığında pek çok hastada başarılı sonuçlar alınabildiğini hatırlattı. Uzmanlara göre teşhise ulaşmak da sanıldığı kadar zor değil.

KETEM’lerde ücretsiz mamografi

Ulusal kanser tarama programı kapsamında 40 ile 69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi çektirmeleri öneriliyor. Bu taramalar, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) ücretsiz olarak yapılıyor. Hekimler, belirti olmasa bile taramanın aksatılmamasının, hastalığın küçük ve tedavisi daha kolay bir aşamada fark edilmesini sağladığının altını çiziyor.

“Mamografi kanser yapar” inancı yanlış

Toplantıda toplumda yaygın olan yanlış inançlar da masaya yatırıldı. Prof. Dr. Gül Başaran, en sık karşılaşılan yanılgılardan birinin mamografinin kansere yol açtığı düşüncesi olduğunu söyledi. Başaran, çekimde kullanılan düşük doz radyasyonun oluşturduğu riskin, önerilen tarama yaşlarında erken teşhisin sağladığı büyük yararla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bitkisel ürünlere dikkat

Tıbbi onkoloji uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez ise tedavi sürecinde ilaç dışı ürünlere yönelinmesine karşı uyardı. Doğal olduğu düşünülen her ürünün güvenli olmadığını belirten Sönmez, bitkisel karışımların ve kontrolsüz kullanılan takviyelerin kanser ilaçlarıyla etkileşime girebileceğini söyledi. Bilimsel etkinliği kanıtlanmamış ürünlerin hiçbir şekilde standart tedavinin yerine kullanılmaması gerektiğini vurguladı.

Ailede yoksa da risk var

Prof. Dr. Handan Onur Topuzlu, meme kanseri hastalarının büyük çoğunluğunda belirgin bir aile öyküsü bulunmadığını hatırlattı. Topuzlu’ya göre “ailemde yok, bana bir şey olmaz” düşüncesi yanıltıcı; bu nedenle ailesinde kanser öyküsü olmayan kadınların da kontrollerini düzenli olarak sürdürmesi büyük önem taşıyor.

Uzmanların ortak mesajı net: Meme kanseri sık görülen ama erken yakalandığında başarıyla tedavi edilebilen bir hastalık. Farkındalık ayında atılacak küçük bir adım, yani randevu alıp taramaya gitmek, hayat kurtarabilir.

Özetle

  • Türkiye’de yılda yaklaşık 25 bin kadına meme kanseri teşhisi konuluyor; bu, günde ortalama 70 kadın demek.
  • 40-69 yaş arası kadınlara KETEM’lerde iki yılda bir ücretsiz mamografi öneriliyor.
  • Uzmanlar, mamografinin kanser yaptığı inancının yanlış olduğunu vurguluyor.
  • Bitkisel ürünler kanser ilaçlarıyla etkileşebilir; standart tedavinin yerine kullanılmamalı.
  • Hastaların çoğunda aile öyküsü yok; kontroller herkes için önemli.