Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt’ın haberine göre Almanya ve Fransa, Avrupa Komisyonu’nun otomotiv sektörüne yönelik katı kurallarını yumuşatmak için ortak bir strateji belirledi. İki ülke, mevcut yasa tasarılarını doğrudan değiştirmeyi hedefliyor. Siyasi karşılıklılık ilkesine dayanan anlaşmada Almanya Başbakanı Merz, iklim hedefleri konusunda otomotiv sektörünü rahatlatacak ödünler elde etti. Buna göre AB’nin 2035 için planladığı “içten yanmalı motorların tamamen kaldırılması” hedefi esnetilecek.

Yüzde 90 kuralı ne getiriyor?
Otomotiv üreticilerinin 2035’ten itibaren emisyonlarını ortalama yüzde 90 oranında azaltması yeterli kabul edilecek; kalan yüzde 10’luk dilim için karbon dengeleme zorunluluğu kaldırılacak. Böylece şirketler filo ortalamasını tutturdukları sürece dizel ve benzinli araç satmaya devam edebilecek. Ayrıca büyük şirketlerin ticari araç filolarına getirilmesi planlanan zorunlu elektrikli araç kotalarının, bağlayıcı olmayan ulusal hedeflere dönüştürülmesi öngörülüyor. Bu paket, sektörün “tam yasak” yerine esnek geçiş istediği eleştirilerine yanıt niteliği taşıyor.
Fransa’nın “Made in EU” karşılığı
Anlaşmanın diğer ayağında Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un savunduğu korumacılık tedbirleri var. 2028’den itibaren devlet destekli araç alım primleri, kiralama sübvansiyonları ve kamu ihalelerinin yalnızca Avrupa’da üretilen araçlara verilmesi planlanıyor. Bu araçlarda kullanılan parçaların katma değer bazında en az yüzde 70’inin Avrupa menşeli olması aranacak. Birleşik Krallık, AB’nin ticaret ve yatırım koruma kurallarına uyduğu sürece istisna sayılabilecek.
Batarya tedarik takvimi
Otomotiv sektörünün baskısıyla Çin’e bağımlılığı azaltmak adına bataryalar için kademeli geçiş takvimi belirlendi. 2028-2029’da batarya hücreleri dahil kilit bileşenlerin en az yüzde 10’unun Avrupa üretimi olması; 2030-2032’de oranın kademeli olarak yüzde 20’den yüzde 80’e çıkarılması öngörülüyor. Almanya ve Fransa, vergi mükellefi kaynaklarının Asya veya Amerika ithalatı yerine yerli üretimi teşvik etmesi için AB Konseyi’nde ortak lobi yapacak.
Ne anlama geliyor?
İki büyük ekonominin ortak tutumu, Komisyon tasarılarının yumuşatılması ihtimalini güçlendiriyor. Yüzde 90 eşiği, içten yanmalı motorların 2035 sonrası da sınırlı da olsa satılabilmesinin yolunu açabilir. Buna karşılık “AB malı” şartı, Avrupa’daki üretim ve istihdamı koruma gerekçesiyle pazar erişimini yeniden şekillendirebilir. Nihai metinlerin Konsey ve Parlamento sürecinden nasıl çıkacağı henüz belli değil; haber, iki başkentin müzakere pozisyonunu yansıtıyor.
Sektör ve iklim dengesi
Otomotiv lobisi uzun süredir 2035’i “sert yasak” olarak eleştirirken çevre örgütleri esnekliğin iklim hedeflerini zayıflatacağını savunuyor. Yüzde 90 eşiği, teknik olarak bir orta yol gibi sunulsa da filo ortalaması hesabı üreticilere alan açıyor. “AB malı” şartı ise yeşil dönüşümü sanayi politikasıyla birleştirme çabası. Komisyon’un nihai metni, Konsey’deki oy dengesi ve Parlamento müzakereleri paketinin şeklini belirleyecek; Almanya-Fransa ekseni bu müzakerede ağırlıklı bir blok oluşturuyor.
Özetle
- Almanya-Fransa, 2035 içten yanmalı motor yasağını esnetmek için ortak strateji kurdu.
- Yüzde 90 emisyon kesintisi yeterli görülecek; karbon dengeleme kalkacak.
- 2028’den itibaren kamu teşvikleri “AB malı” araçlara yöneltilecek.
- Batarya bileşenlerinde Avrupa üretim oranı kademeli artacak.