CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nde (ÖSYM) yıllardır yaşanan sınav iptallerini, kopya ve soru sızdırma iddialarını TBMM Genel Kurulunda gündeme getirdi. Haberler.com’un ANKA kaynaklı haberine göre Karaoba, 2026 KPSS’de Şanlıurfa’da 392 aday için yeniden sınav kararı alınmasını hatırlatarak, “Gençler sınava mı hazırlansın, yoksa sınavdan sonraki skandallarda hak aramaya mı?” diye sordu.

Geçmişten bugüne tartışmalar
Genel Kurulda konuşan Karaoba, ÖSYM’nin geçmişte yaşadığı tartışmaları tek tek sıraladı. 2009’da Polis Meslek Yüksekokulu sınavındaki soruların bir dershanenin deneme sınavıyla benzerliği nedeniyle sınavın iptal edildiğini, 2010 KPSS Eğitim Bilimleri sınavında soru sızdırma ve kopya skandalı yaşandığını, 2011 YGS’de ise şifre tartışmalarının gündeme geldiğini anlattı. Karaoba, 2012’deki hakimlik ve savcılık sınavına ilişkin yargı sürecini ve 2016 Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı sonuçlarının açıklanmasındaki gecikmeleri de hatırlattı.
Karaoba, “2022’ye geldik. KPSS sorularıyla bir yayınevinin soruları arasındaki benzerlikler gündeme geldi. Önce iddialar reddedildi, ardından sınav iptal edildi. ÖSYM Başkanı görevden alındı” dedi. Sorunların yalnızca yöneticilerin değiştirilmesiyle çözülemeyeceğini savunan milletvekili, “Soru iptal ediliyor, sınav iptal ediliyor, başkan değişiyor ama sorun değişmiyor!” ifadesini kullandı.
Şanlıurfa’da 392 adaya yeniden sınav
Karaoba, 6 Eylül 2026’da yapılan KPSS’ye 1 milyon 708 bin adayın başvurduğunu belirtti. Şanlıurfa’da 22 sınav salonunda mevzuata aykırı uygulamalar tespit edilmesi üzerine 392 aday için eş değer sınav kararı alındığını hatırlattı. Milletvekili, soru sızdırıldığı iddiaları ile yüksek net sayılarına ilişkin tartışmaların yanıtsız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Karaoba, sınav güvenliğine ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Ona göre adaylar, sınavdan sonra ortaya çıkan tartışmalar nedeniyle emeklerinin karşılığını alıp alamayacaklarından emin olamıyor.
Bütçe ve sınav ücretleri
ÖSYM’nin her yıl milyarlarca liralık sınav geliri elde ettiğini, yaklaşık bin kişilik kadrosu bulunduğunu ve 2025 merkezi yönetim bütçesinde kuruma yaklaşık 6 milyar lira ayrıldığını ifade eden Karaoba, bu imkânlara rağmen tartışmaların sürmesini eleştirdi. Sınav ücretlerinin üniversite adaylarından işsizlere, öğretmen adaylarından hekimlere kadar milyonlarca yurttaşın cebinden çıktığını vurguladı.
Karaoba, “Peki bu paralar kimin cebinden çıkıyor?” sorusunu yönelterek; üniversite kazanmak isteyen gençlerin, iş arayan işsizlerin, öğretmen olmak isteyen eğitimcilerin, uzmanlık sınavına hazırlanan hekimlerin, hakim ve savcı olmak isteyen hukukçuların, yüksek lisans ve akademisyenlik hayali kuranların ödediği ücretlerin aslında “hepimizin cebinden” çıktığını söyledi.
“Amacımız güveni yeniden sağlamak”
“ÖSYM’yi yıpratmak değil, kuruma duyulan güveni yeniden sağlamak istiyoruz” diyen Karaoba, amaçlarının ÖSYM’yi tartışmaya açmak değil, kuruma duyulan güveni yeniden tesis etmek olduğunu söyledi. Bağımsız denetim, şeffaflık ve çağdaş sınav güvenliği istediklerini belirten Karaoba, kurum kaynaklı hataların bedelini adayların ödememesi ve gençlerin geleceğini torpilin değil emeğin belirlemesi gerektiğini dile getirdi. Karaoba, “Bir gencin geleceğini belirleyen şeyin torpili değil, kendi emeği ve bilgisi olmasını istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.