Ankara’da görülen davada, duruşma sırasında mahkeme başkanı ve üye hakimin başörtülü olmasının “laikliğe aykırı” olduğunu ileri sürerek reddihakim talebinde bulunan avukat Alperen Demirdiş hakkında esas mütalaa açıklandı. Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki tutuksuz yargılamada cumhuriyet savcısı, sanığın iki ayrı suçtan cezalandırılmasını istedi. Mahkeme, savunma için süre talebini kabul ederek duruşmayı 22 Ekim’e erteledi.

Savcının mütalaası
Duruşmada dosyaya gelen evrak okunduktan sonra sanığa savunma için söz verildi. Beyanların ardından esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Demirdiş’in üzerine atılı “görevi kötüye kullanma” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. İddianamede bu suçlar için sırasıyla 6 aydan 2 yıla ve 6 aydan 1 yıla kadar hapis istenmişti.
Mütalaa, yalnızca usul tartışmasını değil; avukatın mahkeme heyetine yönelik sözlerinin ceza hukuku bakımından nasıl nitelendirildiğini de netleştirdi. Savcılık, eylemin hem kamu görevini kötüye kullanma hem de dini değerlere yönelik aşağılama boyutunu taşıdığını savundu.
Sanık ve avukatı ne dedi?
Tutuksuz sanık Demirdiş, üzerine atılı suçlamalara dair kastının olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini belirtti. Dosyaya konu sözlerinin savunma dokunulmazlığı kapsamında olduğunu ileri sürdü. Zarar unsurunun iddianamede tam açıklanmadığını savunan Demirdiş, bu nokta netleşirse detaylı savunma yapabileceğini söyledi.
Sanık avukatı da iddianamenin aydınlatıcı olmadığını, müvekkilinin ilgili duruşmadaki beyanlarının kamu barışını nasıl bozduğuna dair iddianamede açıklama bulunmadığını dile getirerek beraat talep etti. Ardından Demirdiş, mütalaaya karşı savunma için süre ve kovuşturmanın genişletilmesi istedi.
İddianamedeki olay
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameye göre olay, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 14 Mayıs 2024’te görülen “uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama” dosyasındaki duruşmada yaşandı. Tutuklu sanığın avukatı Demirdiş’in, “Türkiye Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. Anayasa’da mahkemenin bağımsızlığı teminat altına alınmıştır. Dini simgelerle görev yapan mahkeme başkanı ve üyesini reddediyorum.” ifadelerini kullandığı belirtildi.
İddianamede, başörtüsünün Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 22. ve 24. maddelerinde sayılan “hakimin bakamayacağı haller” ve “hakimin reddi sebepleri” arasında yer almadığı vurgulandı. Böylece reddihakim talebinin yasal dayanağının bulunmadığı ileri sürüldü.
Mahkemenin ara kararı
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın esas mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre talebini kabul etti ve duruşmayı 22 Ekim’e erteledi. Kovuşturma genişletme talebi ve savunmaların tamamlanması bir sonraki celsede ele alınacak. Dosya, yargı bağımsızlığı, savunma dokunulmazlığı ve dini sembollerin mahkemedeki görünürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Hukuk çevrelerinde benzer dosyalarda hem avukatın söz söyleme alanı hem de mahkeme heyetinin kıyafet tercihine ilişkin kamuoyu hassasiyeti birlikte tartışılıyor. Bu davada ara karar, esasa ilişkin hükmü erteleyerek taraflara ek savunma imkânı tanıdı. Savcılığın iki suçtan ceza istemesi, dosyanın yalnızca usul itirazı değil ceza sorumluluğu boyutuyla da ilerleyeceğini gösteriyor.
Gözler 22 Ekim’deki celsede sanığın mütalaaya karşı vereceği ayrıntılı savunmada ve mahkemenin delil değerlendirmesinde olacak. Karar kesinleşene kadar masumiyet karinesi geçerli; sürecin yargı mercilerince yürütüldüğü vurgulanıyor.
Özetle
- Başörtülü hakimi reddeden avukat Demirdiş hakkında esas mütalaa açıklandı.
- Savcı iki suçtan cezalandırma istedi: görevi kötüye kullanma ve dini değerleri aşağılama.
- Sanık suçlamaları kabul etmedi; savunma dokunulmazlığı savundu.
- Duruşma 22 Ekim’e ertelendi.