NEWS

Fon soruşturması: Üç gazetecinin şüpheli olarak ifadesine başvurulacak

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü fon soruşturmasıyla ilgili basın organlarında ve sosyal medyada yapılan paylaşımlara yönelik yeni bir adım attı. Başsavcılık, gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç’in “şüpheli” sıfatıyla ifadelerinin alınması için talimat verdiğini duyurdu. Gerekçe olarak üç ismin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptığı gösterildi.

Fon soruşturması: Üç gazetecinin şüpheli olarak ifadesine başvurulacak

Başsavcılık ne açıkladı?

Başsavcılığın yazılı açıklamasına göre, yürütülmekte olan fon soruşturması hakkında basın yayın kuruluşları ve sosyal medya hesapları aracılığıyla yapılan bazı açıklamalar incelemeye alındı. Açıklamada, söz konusu beyanların kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşıdığı değerlendirildi ve bu nedenle Saymaz, Ağırel ve Sevinç’in ifade vermek üzere hazır edilmeleri yönünde talimat verildiği belirtildi.

Şüpheli sıfatıyla ifade alınması, kişinin soruşturma kapsamında hakkındaki iddialara karşı beyanının kayda geçirilmesi anlamına geliyor. Bu aşama, kişi hakkında henüz bir yargı kararı verildiği anlamına gelmiyor.

İki isim hakkında gözaltı kararı

Haberde aktarılan bilgilere göre, soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ile Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verildiği de öğrenildi. Böylece Sevinç, hem ifadesine başvurulacak isimler arasında yer aldı hem de hakkında gözaltı kararı bulunan iki kişiden biri oldu.

Süreç nasıl başladı?

Konunun arka planında Ticaret Bakanlığı’nın daha önce yaptığı bir başvuru bulunuyor. Bakanlık, fon soruşturmasıyla bağlantılı olarak Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında dile getirilen ifadeler ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle İsmail Saymaz ile Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Bu başvuru, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmişti.

Bakanlığın dilekçesinde, iki gazetecinin katıldığı bir televizyon programında Bakan Bolat’a yönelik ortaya attıkları iddialara değinildi. Dilekçede, bu iddiaların gerçeğe dayanmayan bilgilerle harmanlanarak kamuoyunda Bakan’ın hukuka aykırı bir eylemi bizzat gerçekleştirdiği izlenimini yaratmaya yönelik olduğu öne sürüldü. Bakanlık ayrıca, televizyon yayınının ardından sosyal medya üzerinden de benzer paylaşımların sürdüğünü ve bunun kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açtığını savundu.

Dilekçede hangi suçlamalar yer aldı?

Ticaret Bakanlığı’nın başvurusunda, söz konusu eylemlerin birden fazla suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürüldü. Dilekçede sayılan suçlar şunlar:

  • Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma
  • Hakaret
  • İftira
  • Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma

Bakanlık, dilekçesinde bu paylaşımların kurumun toplumdaki itibarını zedelemeyi amaçladığını da öne sürdü. Başvuruda, Bakan’ın şahsına yönelik açıklamaların aslında devletin tüzel kişiliğini hedef aldığı görüşüne yer verildi. Bakanlık, devlet ve kurumlarını yıpratmaya dönük bu tür eylemlerin cezalandırılmasının anayasal düzenin ve hukuk devletinin korunması açısından gerekli olduğunu savundu. Dilekçede ayrıca Bakanlığın devlet tüzel kişiliğini temsil eden makamlardan biri olduğu hatırlatılarak, kurumun ve devletin manevi kişiliğini aleni şekilde küçük düşürenlerin cezalandırılmasının kamu yararına olacağı ifade edildi.

Bundan sonra ne olacak?

Başsavcılığın talimatı doğrultusunda üç gazetecinin şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması bekleniyor. Gazetecilerin iddialara ilişkin beyanlarının ardından soruşturmanın nasıl ilerleyeceği netlik kazanacak. Sürece dair yeni gelişmeler oldukça kamuoyuyla paylaşılacak. Gazetecilerin konuya ilişkin açıklamaları henüz haberde yer almıyor.

Kaynak: Türkiye Gazetesi