Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 95. duruşmasında, iş dünyasından tanık ve sanıkların ifadelerinde yüksek tutarlı rüşvet ve zorla mal devri iddiaları öne çıktı. Duruşmada konuşan iş insanları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) alacaklarının tahsili, devam eden işlerin aksamaması ve reklam-ihale süreçleriyle ilgili olarak farklı kanallara yapılan ödemeleri anlattı. İddialar, hem gayrimenkul transferlerini hem de nakit ve çek yoluyla yapılan yüksek meblağları kapsıyor.

Ali Nuhoğlu: İki villa ve 4,8 milyon dolar
İş adamı Ali Nuhoğlu, Sarıyer’deki iki villayı İmamoğlu İnşaat’a devrettiğini açıkladı. Villaların değerinin 480 milyon TL olduğu belirtilirken Nuhoğlu, işlemin İSKİ borçlarına karşı zorla gerçekleştirildiğini ve İmamoğlu’nun durumu bildiğini savundu. Aynı ifadede Nuhoğlu, devam eden işler ile alacakların sorunsuz yürümesi amacıyla rüşvet aracılığı yapmakla suçlanan Fatih Keleş’e 4,8 milyon dolar gönderdiğini de kaydetti. Nuhoğlu, Keleş’i örgüt içinde rolü olan bir aktör olarak tanımladı.
Bu anlatım, davanın gayrimenkul ayağını somut rakamlarla görünür kılıyor. Villa transferinin borç baskısı altında yapıldığı iddiası ile dolara dayalı ödemenin aynı dosyada bir araya gelmesi, mahkemede takip edilen örgüt yapılanmasıyla ilgili mali akışın genişliğini de tartışmaya açıyor. Nuhoğlu’nun beyanı, hem taşınmaz hem döviz kalemlerinin aynı süreçte anıldığını gösteriyor.
Ahmet Sari: 229 milyon TL ve haraç tanımı
İş adamı Ahmet Sari ise İBB’den alacaklarını tahsil edebilmek için toplam 229 milyon TL ödediğini söyledi. Ödemelerin Fatih Keleş ile İBB İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız’a yapıldığını belirten Sari, bu tutarı haraç olarak nitelendirdiğini ifade etti. Anlatıma göre Yıldız’a yönelik ödemeler, telefon görüşmelerinin ardından şoförler aracılığıyla ulaştırıldı; Keleş’e yapılan teslimatlar ise Bakırköy ve Florya’daki adreslere yönlendirildi.
Sari’nin ifadesi, alacak tahsilinin normal idari süreçlerden bağımsız, aracı isimler üzerinden yürüdüğü iddiasını güçlendiriyor. Telefon sonrası şoförle para götürme ve belirli semt adreslerine teslimat detayları, mahkemede somutlaştırılan yöntemleri de kayıt altına alıyor. 229 milyon TL’lik toplam, davanın İBB iştirakleri ve bağlı kuruluşlar hattındaki mali boyutunu öne çıkarıyor.
Cüneyt Yakut: Dolar, çek ve mahkeme tartışması
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan reklamcı Cüneyt Yakut, Boğaziçi’ndeki bir bina için tutuklanmayan sanık harita mühendisi Yakup Öner’e yaklaşık 1,2 milyon dolar verdiğini anlattı. Ayrıca Kültür AŞ ve Medya AŞ üzerinden yürütülen reklam işi kapsamında tutuklu sanık Murat Ongun’a 10 milyon TL tutarında çek verdiğini belirtti. Duruşmada Yakut ile Ongun arasında tartışma yaşandığı kaydedildi.
Yakut, Ongun ile firari Emrah Bağdatlı’nın birlikte bir düzen kurduğunu, ihaleleri organize ettiğini ve alt faturalar üzerinden pay aldığını ileri sürdü. Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker de Bağdatlı’nın kendilerinden habersiz, arkadan anlaşmalar yaptığını savunan bir tepki verdi. Böylece dosyada reklam ve medya şirketleri hattı, hem nakit-çek ödemeleri hem de ihale ve fatura iddialarıyla birlikte gündeme gelmiş oldu.
Özetle 95. duruşma, İBB bağlantılı alacak ve iş süreçlerinde villa devri, yüz milyonlarca TL ve milyonlarca dolarlık ödemeler ile aracı isimlere dair tanıklıkları bir araya getirdi. Nuhoğlu, Sari ve Yakut’un beyanları farklı kalemleri kapsasa da ortak nokta, belediye işleri ve alacakların düzgün yürümesi için yüksek tutarlı ödemelerin yapıldığı iddiasıdır. Yargı süreci devam ederken bu ifadeler, dosyanın mali ve örgütsel boyutunu kamuoyunun gündemine taşıyor.